VOLKANİZMA , DEPREMLER

VOLKANİZMA

Mağmanın yerin derinliklerinden hareket ederek yer yüzüne çıkması veya yer yüzüne yakın derinliklere kadar gelerek soğuması olayına volkanizma denir.
Volkanizma denilince daha çok yer yüzünde meydana gelen mağmatik faaliyetler akla gelmektedir. Çünkü volkanik şekiller yer yüzünde oluşmaktadır.
Volkanizma sırasında mağma katı, sıvı ve gaz halinde yer yüzüne çıkar. Çıkan sıvı maddelere lav, katı maddelere tüf denir. Gazların çoğu ise su buharıdır.
Volkan konilerinin tepesinde bulunan çukurluğa krater denir

 

 

Volkanizma ile çıkan malzemeler çıktığı yerde birikerek volkan konilerini oluşturur.
Volkandan çıkan maddeler lav ise, volkan bacasından akma şeklinde hareket eder. Tüf veya gaz çıkışı olursa patlama olur.

Bazı volkan dağları oluştuktan sonra tekrar püskürme olabilir. Daha sonra meydana gelen püskürme ile koninin  tepe kısmı parçalanabilir. Böyle oluşmuş çanaklara kaldera denir. Ör: Nemrut dağı (1441 yılında ikinci kez püskürmüştür.)
Volkan dağlarının yükseltisinin az veya çok olmasında lavların akışkanlığı etkilidir. Lavların akıcılığı fazla ise yükseltisi az olan yayvan görünüşlü volkan konisi oluşur. Bunlara tabla  veya plato volkanlar denir. ör: Karacadağ volkan dağı (G.D Anadolu)  
Lavların akıcılığı az ise yükseltisi fazla olan volkan dağları oluşur. Bunlara da kalkan volkanları denir. ör: Ağrı dağı
Bazı bölgelerde volkanik faaliyet sadece gaz patlaması şeklinde olabilir.  Bu durumda gaz çıkışının meydana geldiği yerde koni yerine geniş bir çukurluk oluşur. Bu çukurluğa patlama çukuru veya maar denir. Bu çukurlukta su birikmesi sonucu göl oluşur. Yurdumuzda  Konya-Karapınar'da oluşmuş Meke Tuzlası (Gölü) buna  örnektir.
Volkan dağları çevresi bütün tehlikesine rağmen sık nüfusludur. Sebebi çevrelerinde oluşan verimli tarım alanlarıdır.

TÜRKİYE'DE VOLKANİK BÖLGELER
Doğu Anadolu Bölgesi: Ağrı , Tendürek, Süphan, Nemrut.
İç Anadolu Bölgesi: Erciyes, Hasan dağı Melendiz dağı, Karadağ , Karacadağ.
Akdeniz Bölgesi: Hassa Yöresi (Hatay) ve Ceyhan (Adana) çevresidir
G.D Anadolu Bölgesi: Karacadağ
Ege Bölgesi: Kula volkanları
Karadeniz Bölgesi: Köroğlu Dağları (Hem volkanik, hem de kıvrım dağıdır)

YERYÜZÜNDEKİ BAŞLICA VOLKANİK BÖLGELER

Atlas Okyanusunun orta kesimi,
Akdeniz ve çevresi
Doğu Afrika
Büyük Okyanus çevresi (en fazla bu bölgede görülmektedir. Bu sebeple buraya Pasifik Ateş Çemberi denir.)
--------------------------------------------------------------------------------------------------

DEPREMLER

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsması olayına "DEPREM" denir
İnceleyen bilim sismoloji, ölçen alet sismoğraftır. Şiddeti Richter ölçeğine göre belirlenir.

Depremin kaynağını aldığı yere İç merkez (Hiposantr),                     yeryüzünde buna en yakın noktaya da dış merkez (Episantr) denir.  
OLUŞUMLARINA GÖRE DEPREMLER
Çöküntü Depremleri: Yer altındaki boşlukların (mağara, maden ocakları) çökmesi ile oluşurlar. Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır. Fazla zarar meydana  getirmezler. Bu tür depremlerin görülme olasılığının en fazla olduğu bölgemiz Akdeniz’dir.
Volkanik Depremler : Volkanizma olayı sonucunda etkili olan depremlerdir. Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve İtalya'da oluşan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir. Türkiye'de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır.
Tektonik Depremler: Kıta ve dağ oluşumu hareketleri sırasında yer kabuğunda meydana gelen sıkışma ve kırılmalar sırasında olur. En fazla görülen deprem çeşididir. Etki alanı çok geniştir.  
Not: Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır. Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun hareket halinde olmasıdır.
Depremlerin Meydana Getireceği Zarar Derecesinde;
İç ve dış merkezlere olan uzaklık,
Depremin süresi ve şiddeti,
Zeminin özelliği,
Konutlarda kullanılan yapı malzemesinin özelliği etkilidir.
Depremlerden Korunma Yolları
Fay hatları üzerinde büyük yerleşim merkezleri kurulmamalı ve yüksek katlı binalar yapılmamalı.
Binalardaki yapı malzemesi ve yapı tekniği sarsıntılara dayanıklı olmalıdır.
Deprem konusunda halk eğitilmelidir. 
Binaların yapıldığı zemin sağlam olmalı. Yer altı suyu bakımında zengin olan alüvyal alanlara çok katlı bina yapılmamalıdır.
Deprem sırasında merdiven ve tavan boşluklarında durulmamalı.
Bina içinde üzerimize düşüp altında kalabileceğimiz mobilya ve eşyalardan uzak durulmalıdır.
Bina dışında ise ağaç, duvar ve elektrik telleri gibi devrilebilecek şeylerden uzak durmalıyız.
Deprem sırasında mümkünse, yanan sobalar söndürülmeli, elektrik ve su kapatılmalıdır
TÜRKİYE'DE DEPREM BÖLGELERİ
Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.
Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı: Saros Körfezinden başlar, Marmara denizinden geçtikten sonra Kuzey Anadolu Dağlarının güneyini takip ederek Van Gölünün kuzeyine doğru uzanır.
Batı Anadolu Deprem Kuşağı: Güney Marmara’dan başlar Ege Bölgesindeki çöküntü ovalarını takip eder.
Güney Anadolu Deprem Kuşağı: Hatay’dan başlar, Güney Anadolu Toroslar'ını takip ederek Van gölünün güneyine doğru devam eder.

DEPREM TEHLİKESİNİN AZ OLDUĞU YERLER
Konya, Karaman, Taşeli Platosu ve İçel çevresi.
Mardin-Şırnak çevresi.  
Trakya'da Ergene havzası

DÜNYA ÜZERİNDEKİ DEPREM BÖLGELERİ

Atlas Okyanusunun orta kesimi,
Alp-Himalaya kıvrım dağları çevresi
Büyük Okyanus çevresi (En fazla bu bölgede görülmektedir. Sebebi katı haldeki yerkabuğunun (Sial) ince ve kırıklı olmasıdır.)  

DEPREM TEHLİKESİ AZ OLAN YERLER

K.Batı Avrupa-Grönland adası
Asya'nın kuzeyi (Sibirya)
A.B.D ve Kanada'nın K.Doğusu
Güney Afrika 
Okyanusya’nın (Avustralya) batısı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !